Bir grup insan düşünün. bunlar herhangi bir çıkar olmaksızın Istanbul'un Beykoz ilçesinde ormana atılan ve sayıları 1000'i aşan köpekleri haftanın 3 günü kendi mesailerinden fedakarlık ederek besliyorlar. Buldukları yaralı yada hasta hayvanları civar veterinerlerde tedavi ettirip gene ormana geri bırakıyorlar. Tek amaçları oraya atılmış hayvanları olabildiğince sağlıklı ve tok tutarak biraz olsun terkedilmişliklerinin verdiği üzüntüyü azaltmak. Bu insanların bağlı olduğu derneğin adı, "PATİKA DOĞA VE YAŞAMA SAYGI" derneği.. (facebook sayfaları: Patika doğa ve yaşama saygı derneği
Fotoğrafta da görüldüğü üzere kadın ağırlıklı bir gruplar. Gelir kaynakları senede 2 kere yapılan yardım yemekleri, ve kermes gibi organizasyonlar ve diğer hayvanseverlerin yaptığı gerek mama ve yemek artıkları..Tabi ki tedavi masraflarını karşılamak için de bağış alıyorlar.
Dağıtım turları ile ilgili fotolara adresinden ulaşabilirsiniz... Dağıtım ve etkinlik fotoları
Daha önce bu grubun dağıtım turlarına katılmış biri olarak yaptıkları işin çok zor ve ulvi bir iş olduklarını söylemeliyim. 1000 den fazla köpek, orman gibi geniş alanda köpeklerin yoğunluklarına göre belirlenmiş istasyonlar, dağıtımı yapmak için haftanın 3 günü yemeklerin ve mamaların belirli yerlerden toplanması, harmanlanması, köpeklere cinsine ve yaşına göre yemek hazırlanması ve onların dağıtımı, köpeklerin aralarında çıkan kavgaları engellemek, ormanın engebeli arazilerinde hava şartlarına göre bazen balçık olmuş alanları katedip doğru yerlere yemek bırakmak, hasta veya yaralı olanları veterinere ulaştırmak, bu kitlenin daha artmasının önünü bir nebze olsun kesmek için kısırlaştırmalarını sağlamak, arabalar tarafından ezilmiş yada herhangi bir sebepten ölmüş köpekleri defnetmek... Karakterinden ötürü diğer köpekler tarafından dışlanan bazı köpekleri daha huzurlu ortamlara ulaştırmak, olabildigince köpeğe yuva bulmak... Bütün bunların getirdiği fiziksel yorgunluğun yanında ormanda terkedilmiş köpeklerin acı dolu bakışlarına, açlıklarına, hüzünlerine şahit olmak, sürekli gördükleri ve çok sevdikleri bazılarının cesetlerini bulmak; bunu haftanın 3 günü yaşamak ve verdiği negatif hissiyatı sürekli taşımak... Veterinere götürdükleri bir köpeğin bir insan müsveddesi tarafından tecavüz edildigini ve bu yüzden diğer köpeklerle iletişime geçemediğini ve dışlandığını öğrenip büyük acılar yaşamak (kalabalık bir grubun içinden dışlanan köpeğin hayatı tehlike altındadır, büyük bir ihtimalle grubun güçlüleri tarafından öldürülür) .. Bütün bunları yılın 52 haftası kar, çamur, yağmur, sıcak yada ramazan ayı demeden, hiç beklenti içinde olmadan yapmak...
En büyük sevinçleri "canlarım" dedikleri suçsuzlar çetesinin üyelerine sağlıklı koşullar ve yemek sağlamak.. Yakın zamanda da bu amaçla ormanda yavruları ile beraber atılmış yada ormanda kısırlaştırılamadığı için doğum yapan canları yavruları ile beraber besleyebilmek için borç harçla kulube ve kafes yaptılar.
.



Buraya kadar herşey güzel gitti yazıda. Şimdi işin sözde kısmına geleyim. Aynı ormanda bir grup daha var hayvanlara aynı amaçlar ile yaklaştığını söyleyen.. İsimleri huysuz ihtiyar. ( facebook sayfası )
Aynı Beykoz ormanında Patika derneğinin dağıtım yapmadığı diğer 3 günde ekip olarak dağıtım yapıyorlar ve Patika'nın benzeri şekilde hareket ediyorlar... demeyi çok isterdim. Diyememenin sebebi şu: Az önce fotoğraflarını paylaştığım kulubelerin etrafındaki çitler bu grubun aşağıda görmüş olacağınız paylaşımından sonra söküldü: link
(link kalkarsa diye caps olarak da aldım)
Hayır, kaldıran belediye değil bunu biliyoruz zira yetkililer ile görüşüldü. kendileri (huysuz ihtiyar) de bu işi yapmadıklarını söylüyorlar ama her ne hikmet ise paylaşımın olduğu gün o çitler bir şekilde yok oldu. ayrıca bu paylaşımı yapan zat 8 haziran itibariyle şunu da notlarının arasına ekledi:
Özellikle sansürlemedim ki zihniyetin ne kadar hoşgörülü, paylaşımcı ve bir o kadar da yapıcı olduğunu görmeniz için.
Kafama takılan sorular var:
Mesela madem hayvanseverlik ve ormana atılmış canlılara bir nebze olsun sıcaklık hissettirebilmek, söylermisiniz böyle "sevgi dolu!!" sözcükleri kullanan kimsenin hayvanlara verebilecekleri ne kadar öteye gidebilir?
Diyelim ki birileri besleme yaparken yanlış yapıyor doğru yolu göstermek için kullanılacak üslup "katilsiniz" mi dir yoksa daha kibar ve makul yollardan yapıcı bir tutumla bu iş hallolamaz mı?
2 tane yavru köpek ölümümden bahsediliyor. O ormanda beslemeye katılanlar bilir hemen her gün yaşlısı genci en az bir ölüm oluyor; hastalıktan oluyor, araba çarpmasından oluyor, kavgadan oluyor. Doğanın kanunu gereği güçsüz doğmuş olmaktan da olabiliyor. Eminim ki pek çok köpek besleyen yada yakınında köpek beslenenler şahit olmuştur ki evlerde bile beslenen köpekler anlık hastalıklarla maalesef göçüp gidebiliyorlar. Bunu köpeklerin kafes altında yaşamasına bağlamak terbiyemin elverdiği kadarı ile cahilliktir, yapıcı olmak yerine altında bir maksat aratacak kadar kötü niyettir.
Yukarıda fotoğrafları bulunan konuşmaları yapan kişi/ler olarak kendileri "o kafesleri kırmadıklarını kıracak kadar aptal olmadıklarını" belirtirken ölmüş köpeklerden bu insanları sorumlu tutmaları ve bu üslup ile yapmaları ister istemez köpeklerin başına acaba ne geldi sorusunu da getirmiyor değil. Kanıtlayamayacağım bir şey olması itibari ile bu soru sadece benim kafamda soru işareti olarak kaladursun..
Öncelikle zat-ı muhteremin yazdığı şeyler ile ilgili cevaplara gelelim. Sondan başlamak gerekirse, "siz açlık nedir bilir misiniz?" diye başlayan bir paragraf var. Hemen izah edeyim. Ormandaki köpekler için açlık bulduğunu yemektir. Orman kanununa göre açlık güçsüzü yemektir. Sanırım o kafesin neden orada olduğu ve ne amaca hizmet ettiğini bu şekilde daha iyi anlatabilirim diye düşündüm. Oradaki yavrular aslında büyük köpeklere yem olmaktan uzak bir şekilde kafeste yaşıyorlar. Anneler de haliyle yavruların anne sütü ile beslenmeleri için gerekli. Ancak orman gibi bir alanda özellikle de atılan yada orada doğum yapan köpekleri göz önüne alınca köpekleri "bu anne bunlar da çocukları" şeklinde bulmanız ve bir arada tutabilmeniz çok zor. Emzirebilen köpeklerin anne olarak içeride kalması kadar da doğal bir şey yok. Zamanı geldiğinde bu yavrular da diğerleri gibi ormana salınacak bulunan yeni yavrular ve anneler de bu kafeslerde koruma altına alınacak. Ancak bu kadar kısıtlı imkan dahilinde bunu söyle yapın, şunu da böyle yapın yoksa katilsiniz demek ne demek ben hala anlamadım, yazımın sonlarına doğru anlamayı umuyorum...
yeri gelmişken huysuz ihtiyar sayfasında bazı sorulara denk geldim "o kafesin orada ne işi var" gibisinden. İçimden sirk köpeği olmak için kafeste tutuluyorlar demek geldi...
Daha önce de belirtmiştim, ben de katıldım Patika'nın turlarına ve bildiğim kadarı ile 8-9 senedir bu işi yapıyorlar. Ormanın içinde yol kenarına mama bıraktıklarını görmedim, bilakis mama dağıtımı arabasının geldiğini gören onlarca köpeğin yol ortasında yemelerinin onların sağlığı için tehlike doğurduklarını bildiklerinden olabildiğince güvenli yerlerde mama dağıtımını yapıyorlar. mama dağıtımı yapıldığında riskli bir bölgedeler ise yada kavga edenler fazla ise yemek bitene kadar başlarından ayrılmıyorlar. Kısacası laf olsun diye yapmıyorlar bu işi, inanarak hissederek yapıyorlar ve suçlanmadan hakaretten çok daha fazlasını hak ediyorlar. mama dağıtım yerini aç kalan ve otlamaya çalışan inekler bastığında inekleri köpeklerin yanından kovalayayıp ineklere ötede yemek verecek kadar adamışlar kendilerini. Ve takdir edeceğiniz üzere köpeklerin hastalıkları ile ilgilenmeyi ihmal etmiyorlar. Kendilerinin barınakta yada civar (Kavacık, Anadolu hisarı, göksü evleri, hisarevleri) veterinerlerde ne kadar hayvan tedavi ettirdiklerini beykoz barınağı ve adı geçen semtlerdeki veterinerlerden öğrenebilirsiniz.
Her insanın aklında olması gerektiğini düşündüğüm bir konu var. Bir şehrin ormanında başı boş 1000 den fazla köpek yaşıyorsa onları oraya terk etmiş olmak hepimizin ayıbı. onları orada beslemek hayvanseverlik değil, insan olmanın getirdiği bir gereklilik gibi geliyor bana. Aslında çok öncelerde yapılması gereken planlamalarla ve kontrolle bugün orada hiç hayvan olmayabilirdi. Bir heves uğruna alınıp sokağa atılan binlerce hayvandan sadece bir kısmı onlar.
Oradaki hayvanları besleyen, onların bir şekilde azda olsa mutlu olmasını isteyen insanlara ithamlarda bulunmak, savaş açarcasına konuşup hakaret etmek en iyi niyetle "çıkarcılıktır". Umarım Huysuz ihtiyar grubu bu çıkarların ne olduğunun farkındadır ve ağzından salyalar saçarcasına konuşan "huysuz ihtiyar" adlı kişiye bunu sorma cesaretini gösterebilirler...
not : Yukarıda bahsettiğim "insanlar tarafından tecavüze uğrayan köpek Patika derneğinin üyelerinin birinin evinde 6 köpekle beraber mutlu yaşamına devam etmektedir. başta insanlardan özellikle de erkeklerden kaçarken şu anda tüm travmasından kurtulmuştur.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder